KediLerin sosyaLLeştiriLmesi..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

KediLerin sosyaLLeştiriLmesi..

Mesaj  Puficik Bir 18/2/2008, 16:48

Siyaset bilimciler “toplumsallaşma”yı insana özgü bir kavram olarak telaffuz ede dursun, Aristo’nun “insanın toplumsal bir hayvan” olması önermesi hayvan-psikolojisi ile uğraşanların çabası sonucunda bizce tekrar sorgulanmaya değer hale gelmiştir. Muhakkak ki, hayvanların toplumsal yaşamının dinamikleri ile insanın toplumsal yaşamından ciddi farklılıklar arz eder. Ama yine de canlıların sosyalleşme açısından taşıdıkları ortak paydalar göz ardı edilmemelidir.



Her canlı aslında doğumundan itibaren bir gelişme süreci içine girer. Biyolojik gelişim canlının çevresi ile olan ilişkisinin, iletişiminin de gelişimini anlatır. Hayvanların da psikolojik tepkileri olduğu gözönünde tutulduğunda, kedilerin doğumlarından erginleştikleri döneme kadar geçirdikleri evrede çevreleri ile olan iletişimlerinin sadece içgüdüye bağlı değil çevresel etkilere de maruz kaldığı anlaşılmaktadır.




Hayvanların sadece içgüdüsel davranışlar sergileyen yaratıklar olmadığı çevrelerindeki etkilere göre davranışlarını değiştirdikleri bilinen gerçeklerdendir.



Yeni doğan kedinin sosyalleşme konusundaki ilk öğretmeni annesidir. İlk davranışları, içgüdüleri kadar annesinden öğrenir, annesini taklide yönelir. Kedi anneler, tıpkı annelerimiz gibi yavruların neyi yapıp yapmamaları gerektiğini davranışları ile belli ederler. Anne kedi ile yavru kedi arasındaki iletişim sanıldığının aksine çok güçlüdür ve insan yavrularının aksine kedi yavruları çok nadiren annelerinin sözünden çıkarlar. Anne kedi, ayaklarının üzerinde duruncaya kadar yavrusunu yanından genellikle ayırmaz. Ona nasıl avlanacağını, nasıl saklanacağını, nasıl diğer canlılarla iletişim kuracağını öğretir. Mırlama, hırlama, bağırmanın ne anlama geldiği, kedi topluluğu içinde istediği ile istemediğinin sesle, beden hareketleri ile nasıl belli edileceği anne kedi aracılığıyla öğrenilir. Anneleri ile yeterince vakit geçirmemiş kediler dış dünyada ilk başlarda çok korumasız ve çok tedirgindirler.



Anne kedi erginleşemeye başlayan yavru kedisini hayata atmakta da oldukça başarılıdır. Artık “uçma vakti” geldiğinde sorumluluğunu kararlı bir şekilde yerine getirir ve hayata armağan ettiği yavrusunun en az kendisi kadar başarılı olabilmesi için yavrusunun direncine rağmen özgürlüğü teşvik eder. Yavru kedi ilk başta annesinden ayrılmak istemez. Grup halindeki yaşamı devam ettirmek ister. Ama anne kedi yavrusunu ayakları üzerinde duran bir kedi yapmakta kararlıdır ve onu bilinçli bir şekilde kendisinden uzaklaştırmaya başlar. Doğada yaşam çetindir ve duygudan çok mantığa ihtiyaç vardır. Anne kedi yavaş yavaş yavrusunu uzaklaştırır ve bir noktadan sonra artık ona diğer kedilere davrandığı gibi davranır. Alanına girmesine izin vermez, yiyecek paylaşımında eskisi kadar anlayışlı davranmaz. Yavrusundan mücadele etmesini bekler.



Erginleşemeye başlayan kediyi ilk bekleyen sınav “kendini çevreye kabullendirmek”tir. Artık bir başınadır ve çevresine varlığını kabul ettirme savaşının içindedir. Bu çevrede dostlar değil ihtiyaçlar vardır ve kaynaklar ihtiyaçlarla kıyaslandığında çok azdır. Yemek için, uyumak için, çiftleşmek için mücadele etmek zorundadır. Darwin bu noktada sahneye çıkar ve güçlü olanın hayatta kalacağını bize haber verir. Hercai davranışlara, maceralara bu savaşta yer yoktur. Yeltenenler bedelini ağır ödeyebilir. Hareketler ölçülü olmak zorundadır ve atılacak her adım iyice hesaplanır. Rakip bir kedi ile ne zaman savaşa girilecek, ne zaman kaçılacak, ne zaman sonuna kadar savaşılacak dikkatle irdelenir. Çevrenin kuralları hızla öğrenilir. Tehlikeli hayvanlar, avlanacak hayvanlar, yenilecek bitkiler bu öğrenme sürecindeki derslerdir. Tabii içgüdüler de her daim hazırda tutulur. Bir de metropoliten alanda yaşanıyorsa öğrenilmesi gereken şeylere, trafikte karşıdan karşıya geçmek, gelen bir arabadan kaçmak ve acımasız insanları tanımak gibi yeni konular eklenir.



Kediler akıllı yaratıklardır, çabuk öğrenirler ve asla unutmazlar. Bu aşk için de geçerlidir. Çiftleşmenin sırları görerek ve yaşayarak öğrenilir. Kur yapılacak dişi kedinin seçimi ya da yeşil ışık yakılacak yakışıklının belirlenmesi kedilerin sosyalleşmesinin bir parçasıdır. Ama burada doğa yine kadınları erkeklere oranla daha bir kültürlü kılmıştır. Annelik sosyalleşme sürecinde dişi kedilerin yaşayabildiği bir ayrıcalıktır ve sırf bu yüzden erkek kedilere göre daha akıllı ve daha gün görmüşlerdir.



Aristo “Doğa Üzerine Küçük Yazılar” eserinde hayvansal ruhun iktidar hırsı taşıyanlarda bulunduğunu söylemiştir. Üstad bunu yazarken kuşkusuz insanları düşünmüştü ama hayvansal ruh taşıyan kediler kadar iktidar kuramını iyi bilen başka bir yaratık dünya üzerinde yoktur. Aristo farkında olmadan bu gerçeğe işaret etmiş olabilir mi?

--Alıntıdır..
avatar
Puficik
mod
mod

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 11/02/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz